Ricardo Piglia (1941–2017)
Author of Money to Burn
About the Author
Series
Works by Ricardo Piglia
Introducción general a la crítica de mí mismo. Conversaciones con Horacio Tarcus (2024) 8 copies, 1 review
Conversaciones Imposibles con Macedonio Fernandez. Primeras Jornadas de Homenaje (Spanish Edition) (2001) 4 copies
Tres propuestas para el próximo milenio (y cinco dificultades) / Mi Buenos Aires querida (Spanish Edition) (2001) 4 copies
La Argentina en pedazos 4 copies
El pianista 2 copies
Jaulario 2 copies
Yo 1 copy
La sonámbula 1 copy
Piglia Ricardo 1 copy
Conversación en Princeton 1 copy
"Teses sobre o conto" 1 copy
Calea Idei Brown 1 copy
Respiración artificial 1 copy
Associated Works
A Thousand Forests in One Acorn: An Anthology of Spanish-Language Fiction (2014) — Contributor — 51 copies
Tagged
Common Knowledge
- Canonical name
- Piglia, Ricardo
- Birthdate
- 1941-11-24
- Date of death
- 2017-01-06
- Gender
- male
- Education
- University of La Plata
- Occupations
- critic
novelist
short story writer
professor (Princeton University) - Nationality
- Argentina
- Birthplace
- Adrogué, Argentina
- Places of residence
- Buenos Aires, Argentina
Adrogue, Argentina (birth)
Mar del Plata, Argentina - Place of death
- Buenos Aires, Argentina
- Burial location
- Buenos Aires, Argentina
- Map Location
- Argentina
Members
Reviews
Not what I was expecting. "Money to Burn" is not your typical Ricardo Piglia work. No charming, albeit aging, detective. Here we have a very detailed and graphic look at the criminals who carried out the now legendary 1965 Bank heist in Buenos Aires. Not a pretty picture by any means. Yet, Piglia's historically accurate and intensely personal re-creation is strangely fascinating. The sociopathic and brutal behavior becomes no more than the natural arc of these men's lives. We do not come to show more justify the horror but are led to a better understanding of it. Not a book for the squeamish or righteous but, for a reader who wants to see inside the extremes of violent personalities, a valuable read. show less
“Size bu ak düğümlerin açık olduğu bir yer göstereceğim; burası İngilizler, İrlandalılar, Ruslar, dünyanın dört bir yanından gelen, yetkililer tarafından takip edilen, ölüm tehditleri alan, politik nedenlerle sürgüne gönderilen insanlarla dolu olan, nehir kenarında yer alan bir ada.
Orada bütün diller birbirleriyle karışmış durumda; her çeşit sesi duymak mümkün. Oraya giden kimse dönmek istemiyor. Çünkü orada ölüler mülteciler.”
"Yok Kent’in Ada show more başlıklı bölümünde Parana Deltası’nda yer alan, James Joyce’un Finnegan’nın Uyanışı’nın bir kutsal kitapmışçasına okunduğu bir adadan bahsediliyordu. Hikâyeye bayılmıştım. Yok Kent, Piglia eserlerinde beklenmedik bir hamleydi. Bu romanı, yıllar boyunca, defalarca okudum; her seferinde gözlerimi kamaştırıyor, her defasında sanki ilk kez okuyormuşum hissini veriyor.” - Pablo De Santis show less
Orada bütün diller birbirleriyle karışmış durumda; her çeşit sesi duymak mümkün. Oraya giden kimse dönmek istemiyor. Çünkü orada ölüler mülteciler.”
"Yok Kent’in Ada show more başlıklı bölümünde Parana Deltası’nda yer alan, James Joyce’un Finnegan’nın Uyanışı’nın bir kutsal kitapmışçasına okunduğu bir adadan bahsediliyordu. Hikâyeye bayılmıştım. Yok Kent, Piglia eserlerinde beklenmedik bir hamleydi. Bu romanı, yıllar boyunca, defalarca okudum; her seferinde gözlerimi kamaştırıyor, her defasında sanki ilk kez okuyormuşum hissini veriyor.” - Pablo De Santis show less
La città assente non è il genere di romanzo da leggere mentre si trasloca e la mente è tutta presa dallo scoprire che la doccia non produce acqua calda, dal ricordarti dove hai messo cosa e dal cercare di capire perché all’improvviso il frigorifero avesse preso a lanciare lamenti non appena lo aprivo. Potrà sembrare un libriccino innocuo, ma La città assente è denso quanto l’osmio e in poco più di cento pagine contiene una quantità di tematiche e sperimentazioni narrative che ha show more dell’incredibile.
Come ci fa notare Tommaso Pincio nell’introduzione, è un romanzo che, senza scendere troppo nei dettagli, si può leggere in quattro modi diversi: come la storia di una macchina, come un romanzo che è una macchina di storie, come un mix delle due tipologie precedenti e come se fossimo davanti a una macchina che parla di una macchina per produrre macchine. Confusə? Lo so, ecco perché ho esordito raccomandandovi di non seguire il mio esempio e leggerlo con la mente pronta a concentrarsi sulla lettura.
È difficile dare un’idea di cosa sia La città assente: la sua struttura – sempre che la si possa definire così – è tanto frammentata da dare l’idea che sia un mosaico di cui ci vengono consegnate le tessere in un sacchetto anonimo, senza un’immagine di riferimento finale. Arrovesciando il sacchetto e cominciando a guardare le tessere possiamo ipotizzare dei disegni: un cielo stellato, un mare in tempesta, un sontuoso vestito tempestato di gemme… qual era l’immagine pensata da chi aveva preparato proprio quelle tessere?
Ecco, La città assente genere questo tipo di confusione. È una strana storia – o una storia di storie, o una storia che racconta di una storia che produce storie – una di quelle che sembrano assolutamente refrattarie a essere accomodanti con ə loro lettorə. Peccato averlo letto quando nemmeno la mia attenzione era troppo accomodante… show less
Come ci fa notare Tommaso Pincio nell’introduzione, è un romanzo che, senza scendere troppo nei dettagli, si può leggere in quattro modi diversi: come la storia di una macchina, come un romanzo che è una macchina di storie, come un mix delle due tipologie precedenti e come se fossimo davanti a una macchina che parla di una macchina per produrre macchine. Confusə? Lo so, ecco perché ho esordito raccomandandovi di non seguire il mio esempio e leggerlo con la mente pronta a concentrarsi sulla lettura.
È difficile dare un’idea di cosa sia La città assente: la sua struttura – sempre che la si possa definire così – è tanto frammentata da dare l’idea che sia un mosaico di cui ci vengono consegnate le tessere in un sacchetto anonimo, senza un’immagine di riferimento finale. Arrovesciando il sacchetto e cominciando a guardare le tessere possiamo ipotizzare dei disegni: un cielo stellato, un mare in tempesta, un sontuoso vestito tempestato di gemme… qual era l’immagine pensata da chi aveva preparato proprio quelle tessere?
Ecco, La città assente genere questo tipo di confusione. È una strana storia – o una storia di storie, o una storia che racconta di una storia che produce storie – una di quelle che sembrano assolutamente refrattarie a essere accomodanti con ə loro lettorə. Peccato averlo letto quando nemmeno la mia attenzione era troppo accomodante… show less
Gerçeklik her zaman kurmacayla örülü hâldedir.
Kurmaca ve Eleştiri, 20. yüzyılın önemli düşünür ve yazarlarından Ricardo Piglia'nın kendisiyle yapılmış söyleşilerden ve yazılarından oluşuyor. Edebiyattan sinemaya farklı sanat dallarına uzanan eser, tıpkı polisiye bir romandaki dedektif gibi okuru kurmacanın gizemlerini çözmeye davet ediyor.
Kitap boyunca kurmacanın iktidar ve edebiyatın ortak kulvarı olup olmadığı sorusu üzerine yoğunlaşan Arjantinli show more yazar, okuru kendi zihninin dehlizlerinde gezindirerek gerçeklik, kurmaca, okuma ve yazma eylemleri üzerine düşündürüyor.
Toplum, iktidar, hayat ve edebiyat arasındaki bağlara özellikle dikkat çeken Piglia, kurmacaya görünür biçimde veya görünmeden dâhil olmuş tüm unsurların izlerini takip ettiriyor.
Yazın, hayatın üzerini çizenlerin varlığını mümkün kılan yerdir; kimbilir, belki de bu yüzden edebiyat yapılıyordur.
Yazarlığın, herkesin gördüğü şeyi başka biçimde görme mesleği, gerçekliğin ise her şeyden önce bir görme biçimi olduğunu savunan Kurmaca ve Eleştiri; gerçekle kurgunun kesiştiği bulanık alana odaklanıyor ve her şeyin yazılabileceği, yaşanan tüm gerçekliklerin romana dönüştürülebileceği bir yazın anlayışından bahsediyor.
Etkili bir yazar olabilmenin koşullarından yazarın okurlarıyla kurduğu iletişime ve hatta yayımlanan kitapların yayın sektörü içindeki konumlandırmasına kadar yazma sanatı ve geleneği üzerine değerli tespitler ve önermelerde bulunan Ricardo Piglia, kitapta Faulkner, Hemingway, Fitzgerald, Poe, Borges, Cortàzar gibi dünya edebiyatının kilometre taşı isimlerine ve yapıtlarına da dokunuyor.
Kurmacanın, anlatılanlar kadar anlatılmayanları da temsil ettiğinin altını çizen Kurmaca ve Eleştiri, ideal okur profilinin bizzat eserin ürettiği okur olduğunu vurguluyor ve görme biçimlerimizi yeni baştan şekillendiriyor.
Gerçekle kurmacanın kesiştiği bulanık alanda çalışmak ilgimi çekiyor. Çünkü her şeyden önce kurmacanın, örneğin bir bilim gibi sınırları belirlenmiş kendine özgü bir alanı yok. Her şey kurmacaya dönüştürülebilir. Kurmaca inanç üzerine çalışır ve bu anlamda ideolojiyi, gerçekliğin bilinen tüm modellerini ve elbette bir metni gerçek ya da kurmaca hâline getiren temel unsurları içinde barındırır. Gerçeklik her zaman kurmacayla örülü hâldedir.
''Piglia, Gabriel García Márquez'in ışıltılı zamanlarından bu yana Latin Amerika'dan çıkan en iyi yazar olabilir show less
Kurmaca ve Eleştiri, 20. yüzyılın önemli düşünür ve yazarlarından Ricardo Piglia'nın kendisiyle yapılmış söyleşilerden ve yazılarından oluşuyor. Edebiyattan sinemaya farklı sanat dallarına uzanan eser, tıpkı polisiye bir romandaki dedektif gibi okuru kurmacanın gizemlerini çözmeye davet ediyor.
Kitap boyunca kurmacanın iktidar ve edebiyatın ortak kulvarı olup olmadığı sorusu üzerine yoğunlaşan Arjantinli show more yazar, okuru kendi zihninin dehlizlerinde gezindirerek gerçeklik, kurmaca, okuma ve yazma eylemleri üzerine düşündürüyor.
Toplum, iktidar, hayat ve edebiyat arasındaki bağlara özellikle dikkat çeken Piglia, kurmacaya görünür biçimde veya görünmeden dâhil olmuş tüm unsurların izlerini takip ettiriyor.
Yazın, hayatın üzerini çizenlerin varlığını mümkün kılan yerdir; kimbilir, belki de bu yüzden edebiyat yapılıyordur.
Yazarlığın, herkesin gördüğü şeyi başka biçimde görme mesleği, gerçekliğin ise her şeyden önce bir görme biçimi olduğunu savunan Kurmaca ve Eleştiri; gerçekle kurgunun kesiştiği bulanık alana odaklanıyor ve her şeyin yazılabileceği, yaşanan tüm gerçekliklerin romana dönüştürülebileceği bir yazın anlayışından bahsediyor.
Etkili bir yazar olabilmenin koşullarından yazarın okurlarıyla kurduğu iletişime ve hatta yayımlanan kitapların yayın sektörü içindeki konumlandırmasına kadar yazma sanatı ve geleneği üzerine değerli tespitler ve önermelerde bulunan Ricardo Piglia, kitapta Faulkner, Hemingway, Fitzgerald, Poe, Borges, Cortàzar gibi dünya edebiyatının kilometre taşı isimlerine ve yapıtlarına da dokunuyor.
Kurmacanın, anlatılanlar kadar anlatılmayanları da temsil ettiğinin altını çizen Kurmaca ve Eleştiri, ideal okur profilinin bizzat eserin ürettiği okur olduğunu vurguluyor ve görme biçimlerimizi yeni baştan şekillendiriyor.
Gerçekle kurmacanın kesiştiği bulanık alanda çalışmak ilgimi çekiyor. Çünkü her şeyden önce kurmacanın, örneğin bir bilim gibi sınırları belirlenmiş kendine özgü bir alanı yok. Her şey kurmacaya dönüştürülebilir. Kurmaca inanç üzerine çalışır ve bu anlamda ideolojiyi, gerçekliğin bilinen tüm modellerini ve elbette bir metni gerçek ya da kurmaca hâline getiren temel unsurları içinde barındırır. Gerçeklik her zaman kurmacayla örülü hâldedir.
''Piglia, Gabriel García Márquez'in ışıltılı zamanlarından bu yana Latin Amerika'dan çıkan en iyi yazar olabilir show less
Lists
Awards
You May Also Like
Associated Authors
Statistics
- Works
- 70
- Also by
- 2
- Members
- 2,037
- Popularity
- #12,617
- Rating
- 3.8
- Reviews
- 48
- ISBNs
- 228
- Languages
- 12
- Favorited
- 7






























